Gurbet Elçileri Gurbette fark yaratan Kastamonulular

“Kastamonulu ‘Kastamonuluyum’ demeye korkardı. Kimliğini ortaya çıkarmaya korkardı. Hastanelere, belediyelere giderdim, bir bakardım herkes Karadenizli, doğu kökenli. Bir tane Kastamonulu yok. Olmaz mı? Olsa bile adam ‘Kastamonuluyum’ demeye korkuyor. ‘Kastamonuluyum’ diye öne çıkmıyor.” Önce göç hikayenizi öğrenelim. İstanbul’a nasıl gelindi? Babam 1930 senesinde İstanbul Beşiktaş’a gelmiş. Altı kardeşlermiş. Babamın adı

Galatasaray spor kulübünün lisanslı sporcusu, Türkiye’nin ilk sörfçülerinden ve otomobil yarışçısı Talat Mümtaz Yaman. Dört bir yanı madalya ve kupalarla dolu olan odası hala korunan sporcu torun Talat Mümtaz Yaman. Bu haftaki konumuz ikisi de ışık olmuş, toprak olmuş bir dede ve torun’un Talat Mümtaz Yaman’ların öyküsü. Konuğumuz ise dede

– Kastamonu’da ki festivaller biraz ayağa düşmüş durumda. Festivalden daha çok panayırlaşmış durumda. Bu panayırlaşmış basit ve yoz eğlence havasından kurtarmak lazım. -Kas-Der’in kurucuları İkinci dünya savaşının yokluk yıllarında mahrumiyet yıllarında Kastamonu’da kent dokusunun Osmanlıdan devir aldıkları mirasın henüz deforme olmadığı, ama Cumhuriyet heyecanının da yaşandığı bir dönemin bir kuşağın

Özel Dosyalar

Horma kanyonu, bir grup iş adamından oluşan dağcı ekibinin kaybolması sonucunda Türkiye gündemine kısa süreli de olsa taşındı. Toplam 6 saat içinde 4 kilometrelik kanyonu yerel rehber eşliğinde geçmeyi planlayan grup, kaybolduktan 47 gün sonra AKUT ve Jandarmanın katıldığı kurtarma çalışmalarının sonucunda kanyondan çıkarılabildi. Sadece 4 kilometre olan kanyon geçişini

ÖZELLİKLE düşük rütbeli asker/sivil memurlar arasında gelişen Osmanlı’nın bu son “vatanperver” hareketi, her ne kadar “niyetlendiği” sonuçlara ulaşamasa da, hem Osmanlı tarihi, hem de bugün “biz” mirasçıları için tarihe düşülmüş bir “onur” kaydıdır. 19. yüzyıl sonunda dipten gelen bir dalga ile hayatlarını “hürriyet” mücadelesine adamış olan “son” Osmanlı vatanperverlerinin bu

Makale

İstanbul’un berbat trafiğinde yol tamamen tıkanmış, 2 km.lik mesafeyi 1 saat 20 dakikadır hala geçememişken etrafımda gördüğüm cam giydirme cepheli modern kuleler bir anlam ifade etmiyor, aksine daha çok şehirden kaçış isteği uyandırıyor. Artık daha hızlı ulaşım yapabilecek araçlara sahibiz, toplu ulaşım araçları çok ama yollar yetmiyor. İletişim çağındayız, birbirimizle

SHARE

Sample Home 1